Cep Telefonuna Günde 5427 Kez Dokunuyorsak!

16 Ocak 2018

“Bütün İyiler Biraz Küskündür” kitabında yazar Nilay Örnek’in bir konudaki tespiti çok ilginçti. Yazdığı bir yazıyı Twitterde paylaştığında 749 kişi retweet yapmıştı ama linki tıklayıp haberi açan kişi sadece 81! kişiydi.

Bu gösteriyor ki okumadan paylaşıyoruz. İçerisindeki ne olduğunu bilmeden, tam olarak anlamadan hatta tek kelimesini bile görmeden. Çok konuşuyoruz, fazlasıyla içerik ve yorum yazıyoruz ama okumuyoruz.

Kısa cümleler bizi daha çok cezbediyor, uzun yazılar bizi bir noktada itiyor.  2-3 dakikalık videolar tıklanma rekorları kırarken, 15-20 dakikalık önemli hikayelerin paylaşıldığı Ted Talks konuşmaları herkes tarafından aynı ilgi görmüyor. Ben böyle düşünüyorum.

Daha hızlı, daha basit ve daha çok kolay olsun istiyoruz her şeyi.  Evet, çok fazla bilgi var ve tüm bunların içinde odaklanabilmeyi başaramıyoruz. Ve böylece her şey son hızda geçip gidiyor. Fark etmeden, anlamadan, özümsemeden yutuyoruz her şeyi.

Yeni neslin de en çok kazandığı alışkanlık bu oluyor sanıyorum.

Kızımla geçenlerde sınavında yaptığı yanlışlar üzerinde gidiyoruz, denizde yüzmüş gölde boğulmuş misali en kolay sorularda yanlış seçeneği işaretlediğini gördüm. Nedenini o da benim gibi biliyor ve söylüyor. O kadar hızlıca okuyor ve bir sonrakine geçiyor ki bildiği soruyu da yanlış yapıyor. Ama onun da bir suçu yok aslında, sistem onları hızlı olmaya mecbur kılıyor.

Ona söylediğim en önemli şey şu oluyor, “Dikkatini vererek okursan herşey daha iyi olur. Okuduğunu daha iyi ve daha kolay anlaman için de çok okuman gerekiyor.”

Ve evet, aslında konuyu buraya bağlamak istiyorum. Okumak herşeyin temeli. Hem sosyal hayatınızı, hem okul hayatınızı hem de bir yetişkin olarak kariyer hayatınızı büyük ölçüde etkiliyor.

Popüler Science dergisinin Aralık 2017  sayısında dahilerin yaşamlarından kesitler vardı. Hepsini okudum tek tek. En güzel tarafı da okudukları kitapların sayısı hakkında bilgi vermişti. Ve elbette binlerce kitap okumuşlar.

*Albert Einstein’in kütüphanesindeki kitap sayısı 650 den fazla

*Nikola Tesla’nın kütüphanesindeki kitap sayısı 1171

*Isaac Newton’un kütüphanesindeki kitap sayısı 1752 den fazla

*Lev Tolstoy’un kütüphanesindeki kitap sayısı 20.000 den fazla (40 dilde)

Parmaklarımızın cep telefonlarına gün içinde dokunuş sayısının günde ortalama beş bini bulduğunu söylersek,  gün içinde tek bir sayfa dahi açıp okuyamadım bahanesinin aslında yersiz kaldığını görmek mümkün.

Bir araştırma şirketinin yaptığı bir araştırma telefon kullanıcılarının  günde kaç kere akıllı telefonlarına dokunduklarını tespit etmiş.  Buna göre, akıllı telefonlarına hastalık derecesinde bağlı olan kişiler cihazlarına günde ortalama 5 bin 427 kez dokunuyor. Takıntısı olmayanlar için ise bu rakam 2 bin 617. Yani bu da düşük değil!

Dolayısı ile kitapların sayfalarına daha çok dokunmak gerekiyor!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir