11 Yaşındaki Küçük Girişimcinin Hikayesi

06 Şubat 2018

Her yıl Washington’da Çocuk İş Fuarı düzenleniyor. Bu sene de 12 Mayıs tarihinde düzenlenecekmiş. Aslında sadece Washington’da gerçekleşmiyor farklı yerlerde de düzenleniyor. Organizasyonun ismi ise ACTON  Children’s Business Fair. Organizasyon ile ilgili detaylı bilgilere internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bu fuarın temel amacı bir gün de olsa çocukları bir girişimci yapmak.  Belli kategorilere göre ödüller de veriliyor.  Girişimci fikirleri çocukların yaratıcılıkları ile sınırlı (yani sınırsız) 🙂 Bu fuara çocuklar kendi iş fikirleri ile katılıyorlar ve stantlarını açarak iş fikirlerinden para kazanıyorlar ve girişimlerini tanıtıyorlar. burada temel amaç girişimcilik ruhunu kazandırmak bir farkındalık kazandırmak.

Bir Acton Çocuk İş Fuarı katılımcısının sözünü aynen aktarıyorum; “Para kazan, eğlen ve daha iyi bir girişimci ol!”

Bence kesinlikle ülkemizde de böylesine organizasyonlar olmalı.

İnternet sitesinde detaylı inceleyebilirsiniz, ben bazı girişimcilik hikayelerine baktım ama özellikle bir tanesi çok ilginçti.

Başlangıç için girişimci adaylarına organizasyonun 3 önerisi var.

*Öncelikle, başkalarının hoşlanabileceği kendi ellerinizle neler yapabileceğinizi düşünün.

*Sonra nasıl satılacağını resimleyin.

*Sonunda sonuç olarak biraz sorumluluk alın.

Etkinlikle ilgili çocuklara iş fikirleri önerileri de veriliyor, hatta nasıl bir iş planı hazırlanacağını da. İş fikirleri dokümanını bir gün uygun zamanda çevirip sizlerle de paylaşmaya çalışacağım.

Dediğim gibi farklı hikayeler var, bunlardan biri de Austin, Texas’dan 11 yaşındaki Mikaila’nın Hikayesi.  dört yaşında iken ailesinin desteği ile bu yarışmaya katılıyor.

 

Buradaki ailenin desteği noktasını özellikle vurgulamak istiyorum. Hep derim girişimci ve inovatif çocuklar yetiştirmek için biz anne ve babalara eğitmenlere çok iş düşüyor. Vizyon sahibi olmamız gerekiyor.

Mikaila, hangi iş fikri ile katılabilirim diye düşünürken kendisini arı sokuyor. Arının sokması ile arılarla ilgili bir merakı oluşuyor ve araştırmaya başlıyor.  Onların ekosisteme katkılarını inceliyor. Aslında bal arıcılarının çok önemli işler yaptığını fark ediyor. Bu konuda nasıl bir destek sağlayabilirim diye düşünürken anneannesinin bir tarifini kullanmak aklına geliyor. Buradaki anneanne tarifi ve arılar ilgili ilişki kurması tam da yaratıcı düşünceye bir örnek aslında.  Kavramsal bileştirme tekniğinin çok net bir örneği. Anneannesinin limonata tarifini kullanarak limonatalar üretmeye başlıyor.  Bu limonataları tatlandırmada yerel balları kullanıyor. Her bir limonata içen kişinin arılara destek olacağını söylüyor. Mikaila, limonata satışı ile bal arılarını kurtarmak için savaşan yerel ve uluslararası kuruluşlara kârının bir kısmını bağışlarken, gençlik girişimciliği etkinliklerinde de Me & The Bees Lemonadeyi satıyor.

Küçük Mikaila’nın sloganı da: “Bir şişe limonata alın, bir arıyı koruyun!

Küçük girişimcimiz fuara katılmak ile kalmıyor girişimi 60 bin dolar değerinde büyük bir yatırım desteği alıyor. Bu girişim şu sıralar, organik gıdalarda dünyanın lideri konumunda Whole Foods Market ile bir anlaşma imzalamış.  Pek çok mağazalarda satılmaya başlanmış.

Arı sokmasından gelinen nokta işte böyle. 🙂 Buradaki asıl önemli nokta sosyal bir girişimcilik örneği olması. Arıları korumak, ekosistemlerine katkı sağlamalarına destek olmak amacıyla başlıyor herşey. Özellikle çocuklarımızı sosyal girişimcilik konusunda bilinçlendirmek çok önemli.

 

 

Kaynak ve detaylı bilgi için:

https://dcchildrensbusinessfair.org/about/

https://meandthebees.com/

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir